Yalanın Kıyısında Kendini Bulmak
Eşik ve Yüzleşme Kapı arkasından kapandığında, aylarca sadece dijital bir ekranda var olan o siluet, artık evimin tam ortasındaydı. Heyecandan soluğum kesilirken, aynı zamanda tarif edemediğim bir tekinsizlik ruhumu sarmalamıştı. Yere bıraktığı o siyah çanta, sanki aramızdaki tüm o gizli ve karanlık sırların simgesi gibi duruyordu. Çay ikram ederken ellerimin titremesine engel olamıyordum; fakat asıl sarsıcı olan, mesajlardaki o zarif ve sabırlı ruhun gitmiş, yerine aceleci ve yabancı birinin gelmiş olmasıydı.
Hakikatin Soğuk Duşu Bana doğru bir adım attığı o kırılma anında, zihnimde şimşekler çaktı. Beni yalnız bırakan kocam, evin sessizliği, kaynanam ve bunca yıl yuttuğum her şey bir film şeridi gibi geçti gözlerimin önünden. En çok da aynadaki o tanımadığım kadınla yüzleştim. “Dur,” dedim. Sesimdeki kesinlik onu geri itti. Gözyaşlarımın arasından o devasa yalanı boşluğa bıraktım: “Ben bekar değilim… Bir evliliğim var.”
Sessiz Veda Beklediğim fırtına kopmadı. Ne bir hakaret ne de bir öfke patlaması… Sadece buz gibi bir hayal kırıklığıyla ayağa kalktı ve siyah çantasını alıp, “Keşke en başında dürüst olsaydın, temeli yalan olan hiçbir şeyde yerim yok,” diyerek çıktı gitti. Kapı kapandığında evdeki sessizlik artık eski yalnızlığıma benzemiyordu. Bu kez sessizliğin içinde dürüstlüğün çıplaklığı vardı.
Yeni Bir Ses: “Görülmek İstiyorum” O geceyi uykusuzluk ve gözyaşlarıyla, kendimi yargılayarak geçirdim. Kötü bir insan olduğum için değil, çok yalnız ve ihmal edilmiş olduğum için bu yanlış yola saptığımı anladım. Sevilme arzum beni uçurumun kenarına getirmişti ama hâlâ geri dönecek bir iradem vardı. Ertesi gün kocam kapıdan girdiğinde eski sessiz kadın yoktu. Yaşananların detaylarına girmesem de ilk kez içimdeki feryadı dile getirdim: “Ben burada yapayalnızım ve artık görülmek istiyorum.”
Yüzleşmek can yakıcıydı ama yıllar sonra ilk kez kendi sesimi duymuştum.
