İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM grup toplantısında hem iç politikaya hem de güvenlik, ekonomi, kentleşme ve göç yönetimi gibi çeşitli konulara dair sert eleştirilerde bulundu. Konuşması, hükümete yönelik şimdiye kadarki en çarpıcı çıkışlarından biri olarak değerlendirildi.
“Şehitlik Gibi Bir Değer Bu Kadar Basite İndirgenemez”
Dervişoğlu’nun konuşmasının en dikkat çeken kısımlarından biri, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in bir şehit haberini sunuş biçimine yönelik eleştirisiydi. Güler’in “bir drone atmışlar, o da bizim Mehmetçiğe çarptı, hastaneye götürdük, kurtaramadık, şehit oldu” sözlerini “vicdan sızlatıcı” ve “şehitliğe büyük bir saygısızlık” olarak nitelendirdi. “Bir kahramanın ölümünden, yolda ezilen bir yavru kediden bahseder gibi konuşmak, Türk ordusunun ruhuna ihanettir” dedi.
“Erdoğan ve Ekibi Türkiye’yi Depreme Hazırlayamadı”
İstanbul depremine hazırlık konusuna da değinen Dervişoğlu, 1999’dan bu yana alınmayan önlemleri ve şehir planlamasındaki rant odaklı politikaları eleştirdi. “İstanbul’un 470 toplanma alanından sadece 77’si kalmış. Diğerlerinin üzerine AVM’ler, lüks rezidanslar, gökdelenler inşa edilmiş” dedi. Deprem vergilerinin farklı amaçlarla kullanılmasını da eleştiren Dervişoğlu, “Vatandaşın hayatını kurtaracak adımlar atmak yerine, seçim kazanmak için 1 ayda 50 milyar doları harcadınız” dedi.
“Varlık Fonu, Milletin Değil Rant Şebekelerinin Kasası Oldu”
Türkiye’nin iletişim altyapısına dair değerlendirmesinde Dervişoğlu, Türk Telekom ve Turkcell’in kamuya ait olması gerekirken kamu yararına hizmet etmediğini savundu. “Depremde yakınlarını arayamayan, sosyal medyada sesini duyuramayan halkımıza bunu yaşatan sizlersiniz” diyerek hükümetin kriz yönetimi ve iletişim politikasını hedef aldı.
“Sığınmacı Sorunu: Erdoğan’ın Derdi Başka”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın göç yönetimine dair açıklamalarını da eleştiren Dervişoğlu, sığınmacı ve kaçak göçmenlerin “göçmen” adı altında meşrulaştırılmaya çalışıldığını savundu. Erdoğan’ın ensar-muhacir benzetmelerine tepki göstererek, “Siz hicrete kurban olun. Bu bezirgan saltanatıyla oynadığınız demografik kumarın, hicretle hiçbir ilgisi yok” dedi.
“Suriye’de Yeni Terör Devleti mi Kuruluyor?”
Suriye’deki gelişmelere ve olası bir terör yapılanmasına da değinen Dervişoğlu, Erdoğan’ın “terörle mücadelede” samimi olmadığını iddia etti. Türkiye’nin güvenliği için yıllardır mücadele eden askerlerin çabasının boşa harcandığını söyleyerek, “İmralı-Beştepe-Balgat hattında yürütülen af pazarlıklarını” hatırlattı.
Bahçeli’ye Net Mesaj: “Bu Millet Bu İhaneti Affetmeyecek”
Konuşmasının sonunda MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye de üstü kapalı göndermelerde bulunan Dervişoğlu, Bahçeli’nin Suriye’deki gelişmelere dair kırgınlık açıklamasına tepki gösterdi. “Bugün incinmişsin. Bekle, sandık geldiğinde çok daha fazla incineceksin” diyen Dervişoğlu, ittifak siyasetinin “milli çıkarlar” kisvesiyle halktan uzaklaştığını söyledi.
“Saray Tasallutu Türkiye’yi Bitme Noktasına Getirmiştir”
Ekonomik krize de değinen Dervişoğlu, Türkiye’nin yaşadığı darboğazın temel nedeninin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olduğunu savundu. Napolyon’un “barut bitti” hikayesinden yola çıkarak “Bu sistem, elde avuçta ne varsa tüketmiştir. Gerisini saymaya gerek yok” sözleriyle mevcut yönetim sistemini eleştirdi.
Sonuç:
Müsavat Dervişoğlu’nun grup toplantısındaki konuşması, sadece hükümeti değil, Cumhur İttifakı içindeki gerilimleri de gözler önüne serdi. Türkiye’nin geleceğine dair ciddi uyarılarda bulunan Dervişoğlu, yaklaşan seçimleri “milletin bekası ile sarayın bekası arasında tercih” olarak nitelendirerek, siyasi atmosferin daha da gerginleşeceğinin sinyalini verdi.
