
Cem Garipoğlu’nun Fethi Kabir Süreci ve Adli Tıp İncelemesi
Güvenlik ve Operasyonel Hazırlık Mezarlık alanı, emniyet güçleri tarafından adeta bir kaleye dönüştürüldü. Bölge bariyerlerle kapatılarak yüksek düzeyde güvenlik önlemleri alındı; mezarlığın bulunduğu noktaya ulaşan yollarda iki kademeli kontrol merkezi oluşturulup sıkı bir kimlik denetimi uygulandı. Belediye ekipleri kazı işlemlerine başladığında, polisler çevredekileri görüntü almamaları konusunda sert bir dille uyardı. Sürecin her anı, hukuki geçerlilik adına hem video hem de fotoğrafla kayıt altına alınarak belgelendi.
Kalıntıların Nakli ve Teşhis Güçlüğü Yaklaşık bir saat süren “fethi kabir” (mezarın açılması) işlemi sonucunda çıkarılan kalıntılar tabuta yerleştirilerek Adli Tıp Kurumu’na sevk edildi. Karabulut ailesinin avukatı Rezan Epözdemir, naaşın biyolojik bütünlüğünü kaybetmiş olması nedeniyle görsel bir kimlik tespitinin imkansız olduğunu belirtti. Garipoğlu ailesinin fertleri ise, psikolojik bir yıkım yaşamamak adına teşhis sürecine katılmamayı tercih etti; işlemlere yalnızca vekilleri Orhan Şahin eşlik etti.
DNA Analizi ve Hukuki Talepler Adli Tıp bünyesindeki uzman daireler (Morg, Kimya ve Biyoloji) incelemelere eş zamanlı olarak başladı. Avukat Epözdemir, incelemenin güvenilirliği açısından kritik bir talepte bulundu: Kimlik doğrulamasının eski veriler üzerinden değil, ailenin erkek bireylerinden alınacak güncel Y-STR DNA örnekleriyleyapılmasını istedi. Maddi gerçeğin tüm şüphelerden arındırılmış bir şekilde ortaya çıkması için bu yöntemin şart olduğunu vurguladı.
Sürecin Takvimi ve Teslimat Raporun çıkış hızı, Garipoğlu ailesinin vereceği yeni numunelere bağlı. Epözdemir, örneklerin hızlıca temin edilmesi durumunda bir hafta içerisinde kesin sonucun açıklanabileceğini öngörüyor. İnceleme bittiğinde kalıntılar, ailenin gelmeyeceğini beyan etmesi üzerine avukatlarına teslim edilecek.
Olayın Arka Planı 2009 yılında Türkiye’yi sarsan Münevver Karabulut cinayetinin faili olarak 24 yıl hapse mahkum edilen Cem Garipoğlu’nun, 2014 yılında Silivri Cezaevi’ndeki hücresinde yaşamına son verdiği açıklanmıştı. Karabulut ailesinin yıllardır süregelen haklı şüpheleri ve yasal başvuruları neticesinde savcılık, adaletin tecellisi için bu tarihi “mezarı açma” kararını onayladı.