Teslim Mahalli Olarak Duyurulan İller

PKK terör yapılanması, bu sabah saatlerinde dağılma kararını ilan ederek silahlı unsurlarının eylemlerine son verdiğini açıkladı. Bu sürecin nasıl ilerleyeceği, silahların hangi konumlarda ve ne gibi koşullar altında teslim alınacağı da netlik kazandı.

CNN TÜRK muhabiri Emrah Çakmak, PKK’nın silahsızlanma sürecine dair ayrıntıları kamuoyuyla paylaştı. Çakmak’ın örgüt çevrelerine yakın kaynaklardan aktardığı bilgiler şu şekilde: Süreç fesih kararıyla başladı ve silah teslimi Birleşmiş Milletler (BM) denetiminde, üç aşamalı bir plan dahilinde gerçekleşecek.

Silah Teslim Noktaları ve Süreci

Silahların BM gözetiminde ve uluslararası gözlemcilerin eşliğinde teslim alınacağı noktalar belirlendi. Örgüt mensuplarının üç aşamalı plan çerçevesinde silahlarını bırakacağı mevkiler netleşti: Irak’ın kuzeyindeki üslenme alanlarında bulunan Duhok’a bağlı Amediye, Erbil’e bağlı Binar ve Köysancak, ayrıca Süleymaniye’ye bağlı Seyid Sadık vilayetleri olarak belirlendi.

Siyasi Yorumlar ve Tarihi Arka Plan

CNN Türk Haber Müdürü İdris Arıkan, önümüzdeki döneme ilişkin şu yorumları yaptı: Yapılan açıklamada, PKK’nın tarihi vazifesini tamamladığı ve çözüm için siyasi yolun altının çizildiği belirtiliyor. Örgütsel yapının tümüyle dağıtılması ve silahlı mücadele yöntemine son verilmesi kararının net biçimde ifade edildiği görülüyor. PKK adıyla yürütülen faaliyetlere son verildiği de duyuruldu. Örgütün başlangıcı olarak daha önce 1973 Çubuk toplantısı anılırken, açıklamada 1978 Diyarbakır Fis köyündeki toplantı referans alınıyor. ’78’den bu yana bir mücadelenin yürütüldüğünden bahsedilerek, neticesinde misyonun tamamlandığı dile getiriliyor. Eski Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın 90’lı yıllarda siyasetle çözüm arayışına girdiği yönünde bir vurgu da bulunuyor. Metnin geneline bakıldığında, örgütün kongre sürecinde dahi güvenlik kaygısıyla iki ayrı mekanda toplandığı vurgusu yapılıyor. Ayrıca, metinde TSK’nın operasyonları nedeniyle baskı hissettiklerine dair bir ima da var. Bu durum, tarihi bir dönemin sonuna gelindiğine dair bir izlenim yaratıyor.

Silahların Akıbeti ve Gelecek Adımlar

Sonrasında ne olacak? Bu gelişmeye temkinli yaklaşmak gerektiği belirtiliyor. Silahların kim tarafından toplanacağı, akıbetinin ne olacağı soruları gündemde. Edinilen duyumlara göre, ilk aşamada adli kaydı bulunmayan yaklaşık 3500 örgüt mensubunun Türkiye’ye gelerek teslim olmasından bahsediliyor ve suçları yoksa buna uygun davranılacağı belirtiliyor. Silahlar konusunda ise ortak bir komisyon kurulması yönünde bir rivayet var ve uygulamanın bu komisyon üzerinden yürüyüp yürüyemeyeceği tartışılıyor. Kamp alanlarının geleceği, kimlere teslim edileceği meselesi de var. TSK’nın, merkez komuta bölgesi addedilen Gara’daki tünelleri imha ederek örgüt yapılanmasının yeniden oluşmasını engelleme yönünde operasyonlar düzenlediği de biliniyor. Açıklamanın özü şu: PKK artık kendini feshediyor ve bu yasa dışı yapılanmanın bir şekilde ortadan kaldırılması gerekiyor.

Sürece Yol Açan Siyasi Gelişmeler

Bu süreç, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 1 Ekim’de Meclis açılışındaki ‘iç cephe’ vurgusunun ardından MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin inisiyatif almasıyla başladı. Bahçeli, Genel Kurul’da DEM Parti milletvekilleriyle el sıkışarak bir adım attı. 15 Ekim’deki grup toplantısında da terörün sonlandırılması yönündeki çağrısını ilk kez yüksek sesle dile getirdi ve “Türkiye’ye getirilirken, ‘Her türlü hizmete hazırım’ diyen teröristbaşının, buyursun terörün bittiğini, örgütünün tasfiye edileceğini tek taraflı ilan etsin” sözlerinin arkasında bir hafta sonra Meclis’te tekrar durduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuya ilişkin ilk yorumunu 30 Ekim’de yaparak sürece verdiği desteğin altını çizdi. Bahçeli ve MHP’nin sürece tam destek vererek büyük bir fırsat yarattığını söyledi. Erdoğan’ın tanımıyla hedef artık ‘Terörsüz Türkiye’ olarak belirlendi ve Cumhur İttifakı’nın bu ideal doğrultusunda ortak bir siyasi bakış açısıyla hareket ettiğine işaret etti.

İmralı ve Parti Temasları

Yaşanan gelişmelerin ardından, DEM Parti heyeti Adalet Bakanlığı’nın izniyle 28 Aralık’ta İmralı’ya giderek ilk görüşmeyi gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından heyet, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve AK Parti başta olmak üzere Meclis’teki diğer partilerle de temaslarını sürdürdü. İmralı’daki ikinci görüşme 22 Ocak’ta yapıldı; ardından DEM Parti heyeti bu defa Irak’ın kuzeyindeki IKBY yetkilileriyle temasa geçti. 27 Şubat’taki İmralı’daki üçüncü görüşme sonrası dikkatler İstanbul’a çevrildi; İmralı’dan PKK terör örgütüne kendini feshetme yönünde bir çağrı yapıldı.

DEM Parti’nin Meclis’te AK Parti ve MHP başta olmak üzere partilerle yaptığı ikinci tur görüşmeleri sürecin temel dayanaklarından biri oldu. Ramazan Bayramı vesilesiyle AK Parti 10 yıl aradan sonra, MHP ise ilk kez DEM Parti ile bayramlaştı. Sonrasında asıl ve kritik öneme sahip görüşme Beştepe’de gerçekleşti; Cumhurbaşkanı Erdoğan, 10 Nisan’da DEM Parti milletvekilleri Pervin Buldan ve Sırrı Süreyya Önder’i kabul etti. 21 Nisan’da Sırrı Süreyya Önder’in katılmadığı DEM Parti heyeti İmralı’ya gitti. 24 Nisan’da ise DEM Partili yetkililer Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ile bir araya geldi. Sırrı Süreyya Önder’in 3 Mayıs’ta vefatının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bahçeli art arda taziye mesajları yayımladı. Bahçeli, Meclis’te düzenlenen anma programına iştirak ederek ‘Terörsüz Türkiye’ hedefine verdiği desteği bir kez daha sergiledi.

Sekiz Aylık Sürecin Sonu

Sabır, özveri ve kararlılıkla yürütülen sekiz aylık “Terörsüz Türkiye” süreci başarıyla nihayetlendi. Önce DEM Parti, PKK’nın 5-7 Mayıs tarihlerinde kongresini topladığını ve İmralı’dan gelen çağrı doğrultusunda kararlar aldığını duyurdu. Ardından PKK’nın fesih kararı aldığı ve silahlarını bırakacağı deklare edildi. Böylece Türkiye, yaklaşık elli yıldır süren terör sorunundan kurtularak önemli bir dönüm noktasını geride bıraktı.

 

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir