Sahipsiz ve Engelli İkizlerin Koruyucu Ailesi Olma Hikâyem

Vakıf yetkilisi yanımıza gelip gözlerindeki parıltıyla sordu: “Ayşe Hanım, evlatlarınızın aylardır gizli saklı yürüttüğü bu muazzam çalışmadan gerçekten haberiniz yok muydu?” Şaşkınlıktan sadece olumsuz anlamda başımı sallayabildim. Yetkili, arkadaki dev ekranda parlayan “Sesimiz” adlı projeyi göstererek detayları anlatmaya başladı. Elif ve Zeynep, okulun laboratuvarında gece gündüz çalışarak engelliler dünyasında çığır açacak bir sistem geliştirmişlerdi. Tasarladıkları akıllı eldivenler, işaret dilini anlık olarak sese dönüştürürken; özel gözlükler ise karşıdaki kişinin konuşmalarını ekrana yazı olarak yansıtıyordu. Bu dahi ikizler, buluşlarıyla uluslararası arenada dünya birinciliğine layık görülmüştü.

O an Zeynep, elindeki teknolojik eldivenlerle işaret dilini kullanmaya başladı ve salonda bir mucize yankılandı. Eldivenlerden süzülen hareketler, berrak bir insan sesine dönüşerek tüm sessizliği bozdu: “Biz altı aylıkken biyolojik ailemiz tarafından bir kaldırım kenarına, ölüme terk edildik. Ancak annem ve babam bizi o soğuktan çekip alarak hayatlarını bize adadılar. Annem bizi büyütebilmek için sokaklarda çöp topladı, babam ise en zor günlerinde bile bize dirençli olmayı öğretti. Bu cihazı, artık kimsenin bize acıyarak bakmaması ve annemin emeklerinin karşılığını alması için tasarladık. Bu başarı bizim değil, bizi var eden ailemizindir.”

Bu sözler üzerine salondaki herkes gözyaşlarına boğuldu; profesörlerden muhabirlere kadar herkes bu vefa tablosu karşısında sarsıldı. Kemal hıçkırıklarla yere yığılırken kızlarımız ona sevgiyle kenetlendi. Yetkili, titreyen elleriyle bana büyük bir çek uzatarak müjdeyi verdi: Bu icat kızlarıma yurt dışında tam burs sağladığı gibi, 10 milyon liralık dev bir yatırım ve patent hakkı kazandırmıştı. Artık ne borçlar ne de o dondurucu sabahların yorgunluğu kalmıştı.

On iki yıl önce o bebek arabasına baktığımda, sadece sahipsiz iki can gördüğümü sanmıştım. Meğer o battaniyelerin altında hem bizim kaderimizi hem de dünyayı değiştirecek iki dahi saklıymış. Hayatın yükü ne kadar ağır gelirse gelsin, asla vazgeçmeyin; çünkü sevgiyle beslenen her emek, en çorak topraklarda bile bir gün mucizeler çiçek açtırır.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir