Sonlandırma kararının peşinden Öcalan’ın akıbeti ne yönde ilerleyecek?

PKK’nın kendini lağvetme kararı ardından, elebaşı Abdullah Öcalan’ın konumu ve akıbeti hakkında Ankara siyaset çevrelerinde 3 hayati senaryo üzerinde duruluyor. Yasal kısıtlamalar bu müzakereleri gölgeliyor.

Terör teşkilatı PKK’nın 5-7 Mayıs 2025 tarihleri arasında düzenlediği kongrede aldığı kendini dağıtma ve silahlı eylemleri sonlandırma kararı, Türkiye’nin gündeminde yeni polemikler başlattı. Örgütün yazılı bir bildiriyle ilan ettiği bu kararın ardından, dikkatler hapishanede tutulan elebaşı Abdullah Öcalan’a döndü. Siyaset kulislerinde, Öcalan’ın ileride üstleneceği role dair üç ayrı senaryo konuşulmaya başlandı.

DEM Parti ve Yasal Bariyerler

Milliyet gazetesinin haberleştirdiğine göre, PKK bildirisinde Abdullah Öcalan’ın “süreci idare etmesi ve yönlendirmesi” gerektiği ifade edilirken, “demokratik siyasete katılma hakkının verilmesi” yönünde bir istek de dile getirildi. Ancak yürürlükteki anayasa ve Siyasi Partiler Mevzuatı hükümleri, hapishanede bulunan bir mahkumun parti kurmasına veya politik etkinlik göstermesine olanak tanımıyor.

İşte Başkent kulislerinde öne çıkan 3 muhtemel senaryo:

1. İmralı’da Kalma İsteği

PKK ve DEM Parti kanadı, Öcalan’ın “bedensel hürriyeti”ni sürekli olarak talep etseler de, Öcalan’ın güvenlik nedeniyle İmralı dışında bulunmayı arzu etmediği, bulunduğu yerde kalmayı yeğlediği yönünde bilgiler mevcut.

2. Daha Geniş Kapsamlı Görüşme ve Temas Olanakları

İkinci ihtimal, Öcalan’a daha kapsamlı bir iletişim ve görüşme zemini sunulması olasılığı etrafında biçimleniyor. Bu çerçevede, yönetsel bir kararla çalışma şartlarının yumuşatılması, telefonla konuşma hakkının verilmesi ve DEM Parti temsilcileriyle temas olanaklarının çoğaltılması gibi ayarlamaların konuşulabileceği ifade ediliyor.

3. Parti Oluşturma Teşebbüsü Ancak Hukuki Bariyer Mevcut

Üzerinde en çok durulan lakin en çok ihtilaf yaratan senaryo ise, PKK’nın lağvetme kararının ardından DEM Parti’nin olağanüstü bir kongre yaparak yeniden yapılanması ve bu aşamada Öcalan’ın yeni bir politik oluşumun liderliğine gelmesi beklentileri. Ne var ki bu ihtimal, yürürlükteki hukuki düzenlemeler kapsamında olanaklı görünmüyor. Anayasa ve Siyasi Partiler Mevzuatı, mahkum kişilerin politik etkinlik göstermesine net bir biçimde mani oluyor.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir