Selçuk yeni evlenmiştir ve evlerinde huzurlu bir gün geçirmektedir. Birden kapı çalar. Selçuk’un eşi kapıyı açtığında, içeri giren kişi Selçuk’un babasıdır. Gelini tarafından içeri buyur edilen yaşlı adam, hiç çekinmeden baş köşeye geçer ve oturur. Selçuk, babasını karşısında görünce şaşkınlıkla karışık bir şekilde “Hoş geldin baba,” der.
Babası gülümseyerek, “Hoş bulduk oğlum,” der. Ama yerinden kalkmadan, Selçuk’a döner ve “Bir beyaz kağıt ve silgi getir bana,” diye ekler.
Selçuk şaşkınlıkla, “Kağıt ve kalem mi? Ne yapacaksın ki?” diye sorar.
Babası ise, göz kırparak “Getir sen, sonra anlatırım,” der.
Selçuk, ne olduğunu tam anlamasa da, önce eşine, sonra babasına bakarak odadan çıkar ve babasının istediği şeyleri almak için hızla uzaklaşır. Evde bir sessizlik hüküm sürer. Bu sessizliği, Selçuk’un “Getirdim,” demesi bozar. O an gerçekten şaşırtıcı bir şey olmuştur, ama devamı bir sonraki sayfada yer almaktadır.
devamı sonraki sayfada…
